ELA KARAAĞAÇ KURTBOLAT
26 Şubat 1994 yılında üç çocuklu bir ailenin en küçük çocuğu olarak Çankırı’da doğdum. İlkokul ve lise hayatım boyunca yazmayı ve tiyatroyu hep çok sevdim. Tiyatro kulüplerinde hep aktiftim. Senaryo yazmak ve oynamak beni hep çok mutlu etmiştir. Çeşitli kompozisyon ve hikâye yarışmalarına katılarak çeşitli dereceler aldım. Zaten 12 yaşımda da bazı blog ve forum sayfalarında hikâye yazıp bölüm bölüm paylaşmaya başlamıştım. Hatta kendimce bir okur kitlem bile vardı. İlkokul ve lise öğrenimimi tamamladıktan sonra oyunculuk, sahne sanatları ve diksiyon eğitimi almak için tiyatro konusundaki en büyük destekçim ablamın da yardımıyla İstanbul Mecidiyeköy’de yer alan Başkent iletişim bilimleri akademisine kayıt oldum. Tiyatro eğitimimi tamamladıktan sonra İstiklal Caddesi’ndeki Kültür tiyatrosunun alt kadrosunda amatör olarak tiyatro ile ilgilenmeye devam ettim. Farklı çocuk tiyatroları ile çalıştım. Sonrasında üniversite eğitimim için 2014 yılında Hatay’a gittim. İskenderun Teknik Üniversitesi Denizcilik Meslek Yüksekokulu Deniz ve Liman İşletmeciliği bölümünde eğitime başladım. Öğrencilik hayatım sırasında çeşitli ilkokullarda tiyatro eğitimi vererek çocuklarla birlikte çeşitli oyunlar hazırladım. Diğer bir taraftan da çocuklarla olan ilişkilerim beni mutlu ettiği için animatörlük yapmaya başladım. Daha sonra 2016 yılında Mersin Üniversitesi Lojistik bölümüne kaydımı yaptırarak Mersin’e yerleştim. Yine burada da bir çocuk tiyatrosu ile çalışarak çocuklarla ilgili işlerde olmaya, onlarla vakit geçirmeye devam ettim. 2019 yılında ise Ankara’ya ailemin yanına döndüm. Atılım Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve Lojistik bölümünü tam burslu kazanarak eğitimime burada devam ettim. Sonrasında da 13 Eylül 2025’te uzun süredir hayatımda olan sevgili ruh eşimle hayatlarımızı birleştirmeye karar vererek evlendik. Bu süreçte hep yazmaya devam ettim. Henüz bastırmadığım birkaç eserimde bir gün belki gün yüzüne çıkmayı bekliyorlar. Ablam, abim, annem, biricik yeğenlerim ve sevgili eşim bana hep inandılar ve desteklerini hiç eksik etmediler. Bugün ki bu cesaretim ve bir eser ortaya çıkarabilmem tamamen onların desteği ve güveniyle oldu. “Peri’nin Hayal Dünyası” aslında benimde hayal dünyamdaki en büyük hayallerimden birini gerçekleştirdiğimin ilk kanıtı ve benim ilk göz bebeğimdir. Bu kitabı yazarken aslında tamamen benim hayatımı güzelleştiren yeğenlerimden esinlendim. Kitabımda kullandığım dört çocuk isimleri farklı olsa da benim dört yeğenimi temsil etmektedir. Onların o büyülü dünyasına girebilmek ve esinlenerek bu eseri ortaya çıkarmak benim için de çok keyifli bir yolculuktu. Hayal kurmak bence insanın sahip olabileceği en güzel hazinedir. Çocukluğumdan bu yana kaç yaşına gelirsem geleyim hep hayalperest olarak nitelendirildim ve açıkçası bu beni hep mutlu etti. Çünkü hayallerim bana hep başka bir yolun olduğunu daha göstererek hayatım boyunca umudu bırakmamam gerektiğini gösterdi. O yüzden “Hayalperest” veya da “Toz pembe düşünüyorsun” gibi cümleleri hiçbir zaman önemsemedim. Her çocuğunda özgürce hayal kurması ve bunun zevkine erişebilmesi için ilk olarak böyle bir kitapla başlamak istedim. Umarım daha çok uzun bir süre boyunca hep birlikte başka ve yepyeni hayal dünyalarına yolculuk ederiz.